Yemeklerde neden baharat kullanılır?

BAHARATIN YARARLARI
Yemeklerde hoş koku, lezzetin yanı sarı, baharatın insanları terlettiği ve böylece organizmayı serinletti­ği biliniyordu. Ancak, şimdi baha­ratın sağlık açısından bir başka faydası daha olduğu ileri sürülü­yor. New York Cornell Üniversitesi bilimadamları, baharatın yiyeceklerdeki mikropları temizleye­rek hastalıkların yaygınlaşmasını önlediğini iddia ediyorlar. Bu sonuca ulaşmak için profesör Paul Sherman ve profesör Jennifer Billing başkanlığındaki ekip, farklı iklim, gastronomi ve baharat kültürüne sahip 36 ayrı ülkeden 4.578 gele­neksel yemeği karşılaştırmışlar. Bu çalışmaya göre, yemekleri mik­roplara karşı en iyi koruyan baha­ratların başında sarımsak, soğan, Jamaika baharatı ve yabani mer­canköşkü geliyor. Onları kekik, tarçın, tarhunotu ve kimyon izliyor. Bu baharatların yemeklerdeki mikrop ve bakterilerin yaklaşık yüzde 80'ini elimine ettikleri belir­tiliyor. Üstelik, bu baharatlar curry (köri, birçok baharatın karıştırılmasıyla elde edilen baharat) ile karışık kullanıldıklarında etkileri daha da artıyor...

Elma sirkesi; doğal güzellik iksiri

Binlerce yıl önce keşfedilen elma sirkesinin, ciltteki lekelerden fazla kilolara, sağlıksız saçlardan varisli damarlara kadar birçok derde deva olduğu bildirildi. Elma sirkesinin özellikle pırıl pırıl saçlar, lekesiz bir cilt ve incecik bir vücuda kavuşmada çok önemli katkılar sağladığı vurgulandı.

"Hekimce" isimli sitede yer alan bilgilere göre, elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzelliği için doğurduğu 'inanılmaz' sonuçlar ise şöyle sıralanıyor:

- Kepeksiz saçlar: Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.

- Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.

- Ciltteki lekelere: Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.

- Varisli damarlara: Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.

- Zayıflamak için: Bir bardak suya bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tatlı kaşığı çiçek balı ekleyip, karıştırın. Sabahları aç karnına, yudumlayarak içilir. Uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında, düzenli kilo vermenize katkı sağlar. bir haftalık kür şeklinde yapıp, biraz ara verip tekrar yapabilirsiniz.. Midesinden rahatsız olanlar ve küçük çocuklar için doktorlarına danışmadan kullanılamamalıdır.

Doğal sağlık kaynağınız meyveler

Güne sağlıklı başlamanın yolu; bir bardak taze sıkılmış meyve suyu içmekten geçiyor.

Güne zinde başlamanın birçok yolu var. Bunlardan en lezzetli ve sağlıklısı turunçgillerden elde edilen bir bardak meyve suyu. Nedeni ise çok basit. Çünkü turunçgillerde bol miktarda C vitamini, betakaroten gibi karatinoid ve sindirimi kolaylaştıran pektin maddesi bulunur.




Meşhur C vitamini

Öncelikli görevlerinden biri bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, vücudu enfeksiyonlara, bakteri, virüs, mikrop ve serbest radikallere karşı korumaktır. C vitamini bazı hormonların işleyişine yardımcı olur. Aynı zamanda A, B, E vitaminleri, demir ve kalsiyumun vücutta daha iyi kullanılmasını sağlar, koroner kalp hastalığı riskini azaltır ve kılcal damar yapısını güçlendirir. Eksikliği yorgunluk ve halsizlik olarak ortaya çıkar ve hastalıkta iyileşme sürecinin yavaşlamasına neden olur.

Alınması gereken miktar nedir?

Yetişkinlerin günlük C vitamini ihtiyacı yaklaşık 60 - 100 miligram'dır (mg). Soğukalgınlığında, sigara içenler ve hamilelerde bu miktar iki misli olabilir. 100 mg C vitamini bir portakal veya iki limon demektir.
Doğal besinlerde bulunan vitaminler, hap olarak alınan vitaminlerden daha faydalıdır.

Betakaroten

Betakaroten de serbest radikallerle savaşır, yani antioksidandır. Vücudu temizler. Özellikle pembe renkli greyfurtta bol miktarda bulunur. Betakaroten gözler ve cilt için çok faydalıdır. Kalbi korur ve kanser tedavisinde önemli rol oynar. Vücudun günlük betakaroten ihtiyacı yaklaşık 2 - 5 mg'dır.
Öneri: Güne enerjik başlamanın en kolay yolu; sabah kahvaltısında bir greyfurt yemek veya meyve suyu olarak içmektir.

Serbest radikaller

Soluduğumuz oksijen, vücut içinde zehirli etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Birçok hastalığa neden olan bu maddeler serbest radikaller olarak bilinir. Hava kirliliği, sigara, alkol, virüsler, enfeksiyon, aşırı stres gibi kaynakları olabilir.

Antioksidan
Vücut hücreleri tarafından üretilen ve gıdalarla da alınan bir grup kimyasal maddeye denir.
Gıdalarla alınan başlıca antioksidanlar; betakaroten, E ve C vitaminleridir. Antioksidanlar serbest radikallerle 'savaşır'.

Kabızlık

Beslenme yoluyla alınan gıdalar tüm sindirim kanalı boyunca öğütülerek yapıtaşlarına ayrılmakta, bunlar arasından vücudun ihtiyacı olan maddeler kana geçmekte ve lif adı verilen ve daha fazla parçalanamadığından kana geçemeyen, vücut için o anda gereksiz olan veya zararlı olabilecek maddeler sindirim kanalının kalın bağırsak kısmına aktarılmaktadır. Kalın bağırsağa ulaşan bu maddelerin içerdikleri sıvı bağırsağın bu bölümünde kısmen kana geçmekte ve kalın bağırsakta ilerleme devam ettikçe dışkı adı verilen artıklardan oluşan madde son şeklini almaktadır. Dışkı kalın bağırsağın en son kısmında depolanmakta ve belli bir süre sonunda oluşan "dışkılama refleksi" insanın dışkılama ihtiyacı hissederek bu artıkları dışkılama yoluyla vücuttan atmasını sağlamaktadır.

Dışkılama işlevinin başlamasında dışkının yapısal özellikleri çok önemlidir. Lif ve sıvı içeriği uygun olmayan bir beslenme tarzı veya kalın bağırsak hareketlerinin bozulmasına neden olabilecek herhangi bir etken dışkılama işlevini olumsuz etkilemekte ve kabızlık adı verilen sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Özellikle kadınlar kabızlık şikayetini daha sık yaşamakla beraber bu sorun çoğu insanın hayatının belli bir döneminde yaşadığı ve alınacak basit önlemlerle kendiliğinden düzelme ihtimali yüksek bir sorundur.

Kabızlığın Tanımı

Genel olarak söylemek gerekirse, bir insan dışkılama esnasında zorlanıyorsa, yani bu işlevi uzun bir sürede ve efor sarf ederek gerçekleştiriyorsa bir kabızlık durumunun varlığından söz edilebilir. Öte yandan bir insanın bağırsaklarının normal şartlarda haftada en az üç kez boşalması kalın bağırsakların işlevlerini sağlıklı bir biçimde sürdürmeye devam etmeleri açısından önemlidir. Daha az sayıda dışkılama kalın bağırsağın son kısmında atılmadan bekleyen dışkının bir süre sonra sıvı içeriğinin giderek azalmasıyla sertleşmesine neden olmakta ve bu şekilde oluşan kitle daha ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Dışkılama işlevleri incelendiğinde insanların yaklaşık %90'ının günde üç kez ile haftada üç kez arasında dışkılama işlevinde bulundukları görülmektedir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı'na başvuran kadınların yaklaşık %10'u kabızlık sorunu yaşadıklarını belirtmektedirler. Yaş ilerledikçe bu sorunu yaşama olasılığı daha da artar.

Kabızlığın Nedenleri

Kabızlık çok çeşitli etkenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bir sorun olmakla beraber bu etkenlerin önemli bir kısmı selim tabiyatlıdır.

Bazı durumlarda kabızlık doğum kontrol hapı, demir ilacı, antidepresan (depresyon tedavisinde kullanılan ilaç), ağrı kesici, alüminyum ve kalsiyum içerikli antiasit (asit azaltıcı ilaç) mide ilaçları, uzun süreli laksatif (kabızlığı giderici) kullanımına bağlı meydana gelmektedir. Bu ilaçların doktor önerisiyle değiştirilmesi veya kesilmesi sorunu ortadan kaldırır.

Kabızlık sorunu yaşayan kadınların önemli bir kısmı liflerden zengin gıdalarla düzenli olarak beslendiklerinde, günlük sıvı alımlarını artırdıklarında ve günlük kısa mesafe yürüyüşleri şeklinde basit egzersizler uygulama alışkanlıkları edindiklerinde bu sorundan kurtulabilmektedir. Bazı durumlarda bu önlemlere ek olarak laksatif adı verilen dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçlara başvurulması gerekebilmektedir.

Bazı durumlar ise nedenin ortaya çıkarılması için ileri incelemelere başvurulmasını gerektirebilmektedir.

Aşağıdaki durumlar kabızlık sorunu yaşayan bir kadının İç Hastalıkları Uzmanına başvurmasını gerektirir:

  • Kabızlık sorununun basit önlemlere ve ilaç tedavisine cevap vermemesi
  • Dışkıda kan görülmesi
  • Dışkılamanın ileri derecede ağrılı olması
  • Kabızlık ve ishal ataklarının birbirini takip etmesi
  • Kabızlıkla beraber vücutta bir sorun olabileceğini düşündüren başka belirti ve bulguların olması

Bu tür durumlarda İç Hastalıkları Uzmanı yaptığı değerlendirme sonrası direkt tedaviye başlayabilir, bazı ileri incelemelerin yapılmasını isteyebilir veya bir Genel Cerrahi veya Gastroenteroloji Uzmanı muayenesi yapılmasını önerebilir.

Kabızlık Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Yukarıda belirtildiği gibi kabızlık çoğu durumda alınan basit önlemlerle giderilebilen bir sorundur. Bazı durumlarda ise laksatif adı verilen ağızdan alınan ilaçlar sorunun çözülmesinde oldukça faydalı olabilir.

Şu anda eczanelerde laksatif olarak kullanıma sunulmuş oldukça fazla sayıda ilaç vardır. Bu ilaçları temel olarak iki gruba ayırmak mümkündür: uyarıcı laksatifler ve mekanik laksatifler. Uyarıcı olanlar kalın bağırsağın hareketlerini uyararak kabızlığı gideren ilaçlardır. Bu ilaçlar kabızlık sorununu çözmede oldukça etkili olmalarına karşın belli bir süre sonunda bağırsağı bu maddelere karşı bağımlı hale getirerek "bağırsak tembelliğine" yol açabildiklerinden kısa süreli kullanılmaları gerekmektedir. Bu ilaçlar ayrıca bağırsak kramplarına ve fışkırır tarzda dışkılama gibi yan etkilere de neden olabilmektedirler.

Mekanik laksatifler ise kabızlık sorununu dışkının niteliklerini değiştirerek çözerler. Bu ilaçlar kalın bağırsağın doğal hareketlerini etkilemediklerinden yan etkileri daha azdır ve daha uzun süreli kullanılabilirler.

Diğer bir çözüm de lavman adı verilen uygulamalardır. Makattan kalın bağırsak içine verilerek uygulanan bu ilaçlar doktor önerisiyle belli aralıklarla uygulandıklarında özellikle uzun zamandan beri dışkılamanın gerçekleşemediği durumlarda oldukça etkili olabilirler.

Kabızlık Sorununu Daha Az Yaşamak İçin Neler Yapılabilir?

Dışkılama ihtiyacı uzun süreli ertelenmemelidir. Çoğu insan yemekten ve özellikle de kahvaltıdan yaklaşık 30 dakika sonra dışkılama ihtiyacı hisseder.

Düzenli egzersiz yapmak kalın bağırsak hareketlerinin düzenli olmasında son derece önemlidir.

Lifli gıdaların ve sıvı alımının artırılması dışkının yumuşak olması ve dışkılama refleksinin daha kolay uyanması açısından son derece önemlidir.